21 Nisan 2015 Salı

google seo fiyatindan tarihi bilgiler2

 google seo fiyatı

google seo fiyatından tarihi bilgiler2 bugün sizin icin google seo fiyatı tarihi bilgileri sizlere sunuyor ve sizin icin en güzel yazıları google seo fiyatı yazmaya devam edecek ve google seo fiyatı diyorki
adında biri etrafında topladı ve onlarla İtalya'da Alp Dağla-saldırdı. Bu beklenmedik karşı saldınya hazırlıksız olan Stibe-
vardım istedi, Hunlara para ve savaş ganimetinden pay sözü ver- yine tekrarlandı. Stüicho ve Uldız, Radagais'in asilerini orta İtalya, â ^^.jynında ele geçirdiler. Çembere aldılar ve 406 yıh
kurtulmuştu. Fakat bedeli ağır olmuştu. Alarik ve son-karşı İtalya'ya yürüyen Ren birbğinin çekilmesinden sonra akın * Ijidı Aralık 406'da Vandal, Alan ve Sueblerden oluşan ordu Ren'i geçti Galya'yı istilâ etti. Bütün Galya ateş içinde kaldı’vc ordusunun İtalya seferinde tamamen başarısız olmasma rağ-pgı onlar Batı Roma bölgelerinde büyük bir hücuma sebep oldular. Radagais Pannonia'ya girmesi, bu bölgeye henüz yerleşmiş olan kavimlerin ılusunda büyük bir değişmeye yol açtı. Birkaç yıldan beri VandaUar bu bölgeli «rleşmışti Onlar kuzeydoğu Macaristan'da Sueblerle birleşmiş ve Hun taz-nbaltmdaldbazı Alanlar da Güney doğu Rusya'dan batiya doğru kaçmıştı. Bu püskürtmeyi başardı. Galya'nın çeşitli kısmüanna gittiler ve oralar, yılda yakıp yağmaladılar. Bu zamamn sonunda, bölgedeki Roma kuvvetle ^ sayısının artması kuvvetlerin güneye doğru yönelmesine sebep oldu 40^ Vandallar, Suebler, Alanlar Pireneler'i geçerek Ispanya'ya girdiler. Roma şei^ lennı yağmalamak yerine her biri ayrılarak bağımsız krallıklarım kurdular cb Krallığı Ispanya'nın kuzey bahsmda, Alan Krallığı şimdiki Portekiz'in oldu ğu yerde, Vandallar ise yarımadanın diğer kısmmda hâkim oldular. (Kısa süre sonra da Vandallar, eski Kartaca şehrine kadar uzak-doğuda Kuzey Afrika'ıuj. sahibi oldular)*.
Bu sıralarda Galya'yı yakıp yıkan Vandal, Sueb ve Alanlar tekrar İtalya'ya doğru harekete hazırlamyorlardı. Bah Roma İmparatorluğu'nun kalbi yeniden barbar istilâsına maruz kaldı. 402-403 yılmda Vizigot Krah Alarik tarafından idare edilen ve önemli bir sonuç doğurmayan İtalya seferinden sonra, Alarik 408'de kutsal Roma şehrini hedefleyen yeni bir hareket başlattı. Radagais'in İtalya'ya saldırısı, Galya'nın Sueb, Alan, Vandallar tarafmdan istilâsı doğudan gelen Hun baskısı neticesinde gerçekleşmiştir*.
408 yıh Ağustos'undaki barbarlar soyundan gelen Stilicho'nun sonunu hazırlayan saray ayaklanmasmdan önce, Alarik'ten korkmak gerekmiyordu. Vizigot krah bu yıllarda Batı Roma işlerine isteyerek, tabiî ep>ey büyük bir miktarda para hatırına, hizmet ediyordu. Alarik harekete geçer geçmez bu, onu, Uldız ve arkasmdaki orduyla korkutmaya yetiyordu. Ve hemen yine sesi kesiliyordu. Her zaman gerçek olmasa da buna uygun bir haber her zaman mümkündü. Ger-
lordones. Komam et GetkM, s. 99-101, R. G. CoUmgwood, The Roman Evacuation of Britain, The jenu" nâl of Romen Studie», 12,1922, t. 82 vd.
B SzÂMZ, A Hûnok T&rt^neU..., 1.126-128; B. S. Bachmch, A History of The Alam in the Yiest, ı. 51 ' Urfüh Matem Vekayi-Nİmest (952-1136), (Türk. ten:. H. B. Andrcâsyan), Ank*rı, 1%2, »• 185 n. Oiymfnodona, s. 58 vd.; P. Vâczy, "HunUr Avrupa'dı", •. 69 vd.
lioma imparatorluğu, Hunlarla her zaman sıkı dostluk ve ittifak
^ finuştur. Öyle ki bu sıralarda karşılıklı esir değişimi dahi yapmışlardır
alt teminatı Hunlara rehine olarak gönderilmiş olan (aynı zamanda
^rak) Dorystolon (Silistre) doğumlu Aetius'tu. O, Hunlardan başka ^ binmeyi yay ve kılıç kullanmayı da öğrenmişti. Batı Roma
f^^tkı ^ yılına kadar sürdü ve bu ölmekte olan bir impratorluğun mev-^ *^nL bir insan ömrü kadar uzattı’®.
^Ijcho'nun ölümünden sonraki gelişmeler için önemli rol oynayan iki yıl-duyulan umutlar söndü. Arkadius'un ölümünü (1 Mayıs 408) ve 7
t^tıya: Suddava/Celei, Desa, Hinova, Drobeta/Tumu Severin, Dier-
Qr§ova, Ciomea, hepsi yakıldı). Sonra nehri geçti. Uldız'ın Skir yardımcı Germen Skirler, 381'den beri Hunlann silah arkadaşı idiler) [jit'den geçerek Moesia'da kilit noktayı elinde tutan Castra-Martis (Kula) mev-^ hileyle fethetti. Doğu Roma komutanı, Uldız'la savaşı sulh şeklinde bitir-çalıştı. O, aym şekilde sulh ve ittifakı sağlamaya gayret etti. Buna mukabil Lıldtf/ barışın sağlanması ve kalenin temizlenmesi için yıllık olarak altm talep ^ Böyle büyük başarıdan sonra Uldız, doğan güneşi göstererek "güneşin doğ-^yerden battığı yere kadar her yeri fethederim" dedi’®’. Romalılar bunu ka-Ijul etmediler. Castra-Martis'i yeniden ele geçirdiler ve Skirler'e yalnızca ağır İjyıpUr verdirmekle kalmadılar, aym zamanda Uldız'ı Tuna'nın kuzey kıyüa-nnı kadar tazyik ettiler (409). Bu olaylar hakkmda Sozomenos şu bilgileri vermektedir "Aynı tarihte herhangi bir saldın olmadığı halde Hunlar, Trakya'da bırvemlgi yaşadüar. Çünkü barbarlarm krah olarak Tuna'mn bu tarafmda yaşayın Uldız, büyük bir ordu ile nehri geçerek Trakya sınmna yerleşti. Castra-Mar-öf tebrini hileyle ele geçirdikten sonra, Trakya'nın geri kalan bölgelerine de saldırdı. Bunu yaparken Romalılarla herhangi bir antlaşma yapmaya tenezzül et-wdi. Trakya'nm en salâhiyeti! şahsı Uldız'a banş teklifi ile gelince, Uldız ancak >^<ndismm koyduğu şartlarla bir banşı kabul edeceğini, aksi takdirde savaş aça-bildirdi. Dumm çok kritikleşince Tann, Roma İmparatorluğu'na ne kadar Everdiğini gösterdi"’®. Kısa süre sonra Tuna'mn güney kıyısmdaki mevzi-^ *»Jlamlaştırdılar ve 412 yılımn
cunda Kuzey Ispanya'nın büyük bır kısmı Vandal kontrolünden zorla alındı bölge, kuzeybatı Fransa ve kuzeydoğu Ispanya'dan ibaret olan Vizigot Kralij, ğı'na dlhil edildi^.
Vızı^Ur, Roma kontrolündeki Güney Galya'nın büyük bir kısmım ele çinrken, onların uzaktan akrabalan Burgund ve Franklar yavaşça Ren Nehri m geçmeye başladılar Kuzey Galya'nın çeşitli kısımlarını işgal ettiler. Bu arada Avrupa'da vuku bulan Hun saldınlanna bakacak olursak şunları görürüz: ilk Hun laldınlan çeşitli kavımleri Güney Rusya'nm dışma itti. Onların büyük kıs-nunı Balkanlara gönderdi. Bu suretle Doğu Roma İmparatorluğu'nun paylaşılmasına sebep olundu. Fakat Batı Roma'ya dokımulmadı. Çeşitli kavimlerin Batı Roma imparatorluğu üzermdeki saldınlarmı çabuklaştıran, Hunlann 400-415 yıUan arasmdakı akınlan oldu. Bunun sonucunda İtalya kavimler tarafından yağma ve tahrip edildi. Ayrıca Avrupa, İspanya, Galya da işgal edildi. Bu zaman içerinde Hunlar Batı Roma İmparatorluğu üzerine bir harekette bulunmadılar. Doğu Roma'yı tazyik altında tutmak için de Tuna'nın güneyine sık sık saldırıda bulundular. Zaten Attila devrine kadar Hun dış politikasmın esasım. Batı Roma ile dostluk. Doğu Roma ile ise savaşlar oluşturdu. Nitekim doğu ile devam eden harpler sırasmda Doğu Roma İmparatorluğu 412 yılında elçi Olympi-adoros vasıtasıyla Hun Hükümdarı Karaton'la bir ateşkes yapmayı başardıysa da Hunlar ile Doğu Roma arasındaki ittifak ve dostluk bundan sonra hiçbir zaman gerçekleşmedi”®.
Rua Devri
Ostrogotlar ve Vizigotlann mağlubiyetinden sonra Hunlar Tuna boylann-da fazla görünmediler. Daha çok Doğu Roma ile mücadele eden Hunlar hakkm-da 420 yıllarma kadar, Oiympiodoros'un başkanlık ettiği Doğu Roma elçilik heyetinin Hun Kağam Karaton'u ziyaret için 412 yümda denizi geçtikten sonra Don çevresine geldikleri ve ondan banş istedikleri haberinden başka pek malûmat bulunmamaktadır. Yalnız bir kaç kaynak Hunlarm 415-20 yıllarmda İranb-lar^a karşı yürüttükleri savaştan söz etmektedir. Hunlar bu savaşta oldukça başarılı olmuşlardır. Nitekim Hunlara ait arkeolojik buluntular arasında sık sık ortaya çıkan Sasani kuyumculuk sanatı eserleri ve özellikle Hunlarm oturduklan Karpat bölgesinde bulunan Sasani-Kuşan, Baktria, hatta Hindistan'a ait altın pa-
B Szâftz, A Hünok Törtinete..». 129-130; E. A. Thompson, A History of Attila and The Huns, g. 46-49. i Kafesotiıı, OCU. Asra Kadar İstanbul’un Türkler Tarafından Muhasaraları", İstanbul Enstitüsü Dercim UI, 1957, s. 1-2; A. Ahmetbeyo^u, "Attila Devrinde Hun-Dog;u Roma Münasebetleri", Türk Oünyast Araştrrrruüart, 71, 1991, s. 53.
Avrupa Hunim • 139
l^u ispatlamaktadır'". Bu zaman esnasmda Hunlar, Güney Rusya'dan ^fistan ovalanna, Türkistan'dan da Güney Rusya'ya hareket etmışlerdu’"
0 yılında Tuna'da ortaya çıkbklannda, Hunlann başında Rua"^ bulun-tttydı Onun zamanında Hunlar imparatorluk haline gelmeye başlamalan-hayatı ve saltanab hakkmda pek birşey bilinmemektedir. Kaynak-tıdece ismi geçen Karaton'un oğlu olup olmadığı veya onunla akrabalık ^(juıın ne olduğu meçhuldür. Rua'mn kardeşlerinin isimleri ise Oktar, Ay
yf Muncuk'tur. Attila'mn babası olan Muncuk erken yaşta vefat etmiştir.
^ büyük bir ihtimalle doğu kanadı komutamdır. Oktar ise bab kanadı ^uUnı olarak Ren Nehri kıyısmdaki Burgundlarila mücadele etmışbr”^
422 yılında Rua, Doğu Romandaki iç kargaşalıklardan istifade ederek saldı-^ geçti Bizzat Rua'nm idare ettiği Hunlar büyük bu hızla ilerliyerek Make-dony* Trakya'yı istilâ ettiler"^ Roma ordulanmn Trakya'dan Doğu'ya kay-jjınlmalan Hunlann hareketini kolaylaştırmıştır. İranlılann tehdidi üzerine, Av-fupı eyalctlerininden Anadolu'ya asker takviye edilmiştir. Sevk edilen bu kuv-yftler arasında Yunanistan'daki bazı birlikler ile gelecekteki İmparator Marci-ınus ve Ardaburius'un emrindeki ordular da yer almıştır. İranlılarla savaş 421 yılında çıkmışbr. Savaşı Doğu Roma kazandıysa da bu kesin bir zafer değil, çatıyı durduran bir galibiyet olmuştur. Hunlann Trakya'ya saldırısı üzerine ^ bu ordu hemen geri dönmeye başlamıştır”^. Bu sefer sonucunda imzalanan ıntlaşmayla devamlı tazyik altmda tuttuklan Doğu Roma'yı 350 libre albn ver-p vermeye mecbur buaktılar. Romalılan Hunlara 350 libre albn ödemeye mahkûm eden antlaşmanm tarihi hakkmda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bury,
A. Alföldı Der Untergan der Rûmerherrsehaft m Pannonien, II, Berlin, 1926, t. 82-95; J. VVilkes, A Pan-mm Kefugee of Ouâlitiy et Salona, Phoenix, 26,1972, s. 385-389.
KıynıkUrcU Ruga, Roa(s), Rua, Roila, Rugila şeklinde geçmektedir, ismin Got menşeinden geldi-|i kabul edilmektedir. Hıınlann çok uzun süre Gotlarla yalan ve sıkı münasebetlerde bulunduğu şu onune alımrsa bu durum gayet normaldir. Gotea aslı Roila olan isim, -la sevgi küçültme ekiyle "kuıtçuk" manasına gelmektedir (Doerfer, '"Zur Spraehe Der Hunnen**, s. 18-20; Gy. N6meth, Hmimn Dili, 1.190; O. J. Maenchen- Helfen, Zu Moör's Thesen Über die Hunnen, BZ, 14,1963, s. 273-271.). Aynca Phtsak Rua isnünin Türkçe olabüeceğini ve "er, adam" manasına gelebüeceğini de •ykmıştır (Pntsak, Hunme Language at the Attila Clan, s. 441-442).
^ûnlaneı, Romana et Getica, s. 105; E. A. Thompson, A History of Attila and The Huns, s. 60; H. Sehre-'^,Dıe Hunnen, a. 84.
^ 8 Bury, History of the Later Roman Empire, Londra, 1923, s. 101-105; 212-213; 272 vd.; A. H. M. Jo-^•DıeLater Roman Empire, Oxford, 1964, s. 193; Marcellinus Comes, Chronicon, Chronica Minora, fl, •- D. Sinor, 'The Hun Period'', s. 187-189.
Attila and The Hum, s. 31; F. Altheim, Ceschichte Der Hunnen, IV, s. 271; T. Premier, Ou Bas Empire, 1968, s. 289 vd.
422 yılı fethinin sonucu oldu^^unu ve tarihinin de 422 olduğunu belirtmiştir nca antiafmanın 435 yınıda yapıldığı da söylenmiştir Bu iddialann taman^j ^ ömine alınırM 422-434 yılan arasında Trakya'nın üç ayn fethi vardır:
1-422 senesi fethinin netKesi bilinmemektedir (Marcellinus Comes'e istu^ | den).
2-430 yılhın avannda bir işgal gerçekleşmiş ve Hunlara 350 libre altu^ ödenmesi ile neticelenmiştir (Priskos).
3-Aksı bilinmeyen ve 434'den önce Trakya'yı tahnb eden bir işgal olmuş ve Rua bu sefer de İstanbul'u tehdit etmiştir (Theodoret).
Bu üç ihtimali birleştirdiğimiz zaman hepsinin de 422'deki işgali işaret et tığı ve antJaşmanm bu sıralarda imzalandığı ortaya çıkar”^ Haraç ödemeyi bir turlu kabul etmeyen Romalılar, çağdaş tarihçi Tribut'un dediği gibi "Bizans anlayışında bu vergi değil en iyi durumda destekleme" olarak değerlendirdiler"* Boylece Doğu Roma altmlan Hunlara akmaya başladı. Hunlann kat'î üstünlüğü ve Doğu Roma'yı vergiye bağlamalarma rağmen Theodoret Cyrhus'un söyledikleri oldukça enteresandır: "Hun Kralı Rua Trakya'yı işgal etti. İstanbul'u muhasara ile tehdit etti. Fakat İlâhi müdahale Rua ve ordusunu, İranhla-n olduğu gibi mahvetti. Bu, imparatorun Allah'a bağlılığınm karşılığmda olmuştur""*
Hun tarihinde, bunu izleyen on yıl içerisinde Doğu Romalılann yerini Batı Romalılar aldı. 15 Ağustos 423'te Batı Roma İmparatoru Honorius ölünce, Batı Roma İmparatorluğu'nda Büyük Theodosios'un kendi tarafmdan erkek halefi kalmadı. Bunun üzerine ordu ve senato Batı Roma'yı himayesinden bırakmak istemeyen Doğu Roma'ya karşı cephe alarak bir İtalyan soylusu olan Senatör Jo-hannes'i imparator seçtiler. İmparator Johannes, kabiliyetli bir kumandan olan Aetıus'a "Cura Palatii" unvanını verdiLâkin Büyük Theodosios'un kızı ve II. Theodosios'un halası Gaila Pladdia, Doğu Roma imparatorunun yardımını sağlayarak Johannes'e karşı taarruza geçti. Bu ittifak karşısında zor durumda kalan
O Maenchen Helfcn, 7V Worid of tke Huns, Berkclcy, 1973, s. 76; B. Croke, Evidence for the Hun In-vmum af Thnce m A D 422, G. R. Byzstudies, 18,1977, s. 351-353; E.VV. Brooks, The Eastem Prom-ce$ From Arcudtus Ta Armtâstus, CMH, 1,1911, f. 463-464; A.H.M. Jones, The Üter Roman Imprt.i. 1107; O Mjcnchen-Helfen, Dıe VMt Der Hutmen, s. 63-69 Böna, Dos Hunnenretc
425 yılında imparatorluğun iç politikasında hissedilecek derecede söz idilce Aetius'un nüfuzunun artmasma sebep olan Hunlar, hiç engelle l^nudân İtalya'ya ulaştüar'“.
Vıifna şehri Floriana'da içerisinde altın paralar bulunan bir mezar ortaya çjljt, Mezar, Hunlann hizmetinde çalışan, İtalya'da da bulunmuş olan ve Doğu K0ina imparatorluğunu'nun yönetiminde de bulunan bir adama aitti. İçinde çok sifidâaltın paralar olan Roma mezarı Pannonia'da bilinen birşey değildi. 430'lu yyiınia bu Floriana mezarlığma yalmzca doğudan gelenler gömülmüştü (me-judıavnca deforme olmuş kafatası kemikleri, gömülmüş atlar da bulunmuşta) Yem araştırmalara göre, Valeria Ripensis şehrinin ahalisinin 425'ten sonra bışlj yere yerleştiği ve Valeria Media şehrini kurdukları kabul edildi. Bu Sava Sdtfi mn guneybatısmda, Venedik-Histria bölgesinin eteğinde, Juli Alpleri'nin iû|usunda, Emona ile Siseia arasında bir yerdi. Valeria Ripensis'in boşaltılma-s«i sebep olarak, Hunlann Aquincum ve Drava munsa arasındaki Valeria Li-mım boşaltmalan, saldırılarla istihkâm mevkilerini yakrnalan, tahrip etmele-nvanı ıssız bir sınır ülkesi meydana getirmeleri söylenirse de durum böyle de-pldı Daha önceki yüzyıllarda Sarmat ve Germen saldmlan sırasmda birkaç kez «kılmış olan Valena Limesi istihkâm mevzileri, bu kez kuvvete dayanan hiçbir tiknbttm izlerini taşımıyordu. Sağlam duran duvarlar, hiç dokunulmayan bi-»ikr (ki bunlann yıkılması yüzyıllar almıştır) ispatlıyor ki, Valeria Rip>ensis sı-* bölgesinin boşaltılması savaşla değil. Batı Roma'nın müttefiki olan Hun elçi-ifteğiyle gerçekleşmişti. Hunlar kendilerine ait kontrol noktalarını Tuna
^Gilboıv KaniMn Emptre, s. 263-264; A FerriU, The Fallofthe Raman Emptre, s. 133 vd., P.Vâczy, Hun-«i. 75; B. Szâsz, A Hünok Tört^ete..., s. 166-16
çevrctmde öf%emlı yerlere kunnuşUrdı (mesela İntercısa'da, çok uzaklan tt ımklfu vereıv nehnn geçildiği ust bölgede kurulan yer)'^.
Arkeolo|ik, numızmatik ve tanhı bilgilerin ışığında; Sarmat Limes'i Tij.
na'mn geç^ noktalan. Valeria Ripensis bölgelerinin Hunlara 425 ve müteakip
yıllarda yaptüdan askerî yardım karşılığında verildiği ortaya konmuştur. Bura da söz konusu edilen ya Aetıus'un Hun yardımını temin etmek için kararlaştın lan veya Ol. Valentınıanus'un onlann İtalya'dan çekilmeleri mukabilinde verdi-ği ücrettir Yem Hun iktidar merkezimn kurulması bu olayla yakından irtibatb dır Bu merkez. Doğu ve Batı Roma imparatorluklarmm sınırlarından çok uzak la olmayan, her ikisinin başkentine giden yolların kesiştiği, iyi savunma imkânı olan bir yerdedir. Yani Tuna Havzası'mn göbeğinde, Orta Tuna nehir bölgesinde, Koros ve Maros nehirlerinin ortasmdadır. Hunlarm asıl kuvvetlerinin buralarda toplanması sebebiyle. Doğu Romalılar etkili savunma önlemleri almaya çalıştılar Bunun için Batı Roma İmparatorluğu'na ait Pannonia Secunda (Sirmı-um) bölgesini işgal ettiler. Orada bulunan Batı Roma hizmetindeki gruplan (bunların arasmda bazı Hunlar da vardı) yerlerinden sürdüler. Güvenlik sınırlarını Baçka-Sirmium-Tuna bölgesine kadar genişlettiler. Buraları askerî savunmaya çok elverişli yerlerdi ve 427 yılmda buna dâhil olmak üzere Sava İrmağı geçiş yerini koruyan imparatorluk şehri Sirmium (Sremska-Mitrovica)'u ele geçirdiler. Batı Roma İmparatoru İÜ. Valentinianus, ancak 10 yıl sonra İstanbul'u ziyareti ve evlenmesi sırasında dostane olamayan bu hareketi onayladı (Ekim 437)'^.
Bu arada Aetius, Hunlarla kurduğu dostluktan çok iyi bir şekilde yararlandı. Hemen hemen her yü Hun birlikleri Galya'da göründüler. 425-427 yıllan arasmda gitgide daha saldırganlaşan, 425 yılmda çok büyük öneme sahip Arelas (Arelate) şehrme saldıran Vizigotlan geri püskürttüler. 428 yılında bölgenin kuzey kısmını yağmalayan Ripuar Franklarmı kendilerine bağlamaya zorlayarak, Ren'in karşı kıyılarına sürdüler. 429-430 yıUarmda Rua'nm kardeşi ve batı kanadı komutanı olan Oktar, Ren Nehri'nin sağ kıyısında yaşayan Burgundlara saldırdı. Bu muharebede Oktarim pek çok adamı öldürüldü. Kendisi de bu sıralarda hayatını kaybetti. 429 yılı sonunda Aetius, Hun dostluğu sayesinde İtalya'da Roma ordusunun üst komutanhğına atandı. (Magister militum et utriusque mili tiae dux). Rakibi Flavius Felix'in gücünü iyice kırdı. 430 yılında unparatorlu-ğım içine girmiş olan Juthunglan kovaladı ve Alplerin kuzeyinde sarsılmış olan
hAkımıyetini Nonkum (bugünku Avusturya) Ü€ Raetia'da da tekrar kur-^ 431 yılında bu bölgelerde çıkan isyanı, gönderdiği birlikleri vaattanyla bas-^ Tuna ve Ren nehirlerinin üst kısunlanndaki sınır ıstihklmiannı yemden
i32 yılında Galla Placidia ile maiyyeti, başarüı ve gittikçe butun ikbdan ele kumandanı Aetius ile nihai olarak hesaplaşma zamanının geldiğine karır yenli ve onun üzerinden başkumandanlık unvamnı alarak bu unvanı Afrika •dın'u ve rakibi Bonifacius'a verdi. Patricius ilan edilen Comes Bonıfacius ve diun Afrika orduları, Aetius'u Rimini civarmda yendiler. Bunun üzerine Aeh-ts önce Roma'da yardım aradı. Ardmdan da Dalmaçya üzerinde Pannonia'ya jl^derek Hun Kağanı Rua'ya sığmdı. Rua bu eski arkadaşmdan yardımını esirge-Bedi'* * Fakat bu arada GaUa Placidia da Güney Galya'daki Vizigotlardan yardım istedi Ancak Hun yardımcı kuvvetleri atik davranarak imparatorluğun son sfçkm kuvvetlerini dağıttılar ve Aetius'a Roma'ya kadar eşlik ettiler Prosper Tiro'nun kroniğinde bu hadise hakkında şu bilgiler verilir. "Aetius görevini bırakıp da çiftliğine geldiğinde, düşmanlan onu bulup öldürmeye çalıştılar. Ancak Aeitus Ravenna şehrine, oradan da Dalmaçya ve Pannonia'yı geçerek Hun-lann yanma kaçtı. Hunlar onu dostça kabul edip, eski kuvvetine kavuşturdular"
Aetius'un 433 yılında Roma'ya geri dönmesi üzerine Batı Romalılar, Gotlar ve Germen kavimleri ile yaptıklan savaşlarda Hurdan yardıma kuvvet olarak davet ettiler. Bu yardımlar karşüığmda Pannonia Hunlara verildi. Bu Hunlann anparatorluğu desteklemelerine karşı mükâfatlandırma politikası idi. Ancak bu pobtika daha sonralan Batı Roma açısmdan tehlikeli sonuçlar doğurmuştur. Bu ijûige Hunlara hem yerleşme bölgesi olmuş hem de batı, doğu ve güneye yapılan seferlerde büyük avantaj sağlanuştır'”. İmparator ve annesini, Aetius'a kar-f yumuşayarak, ona Patricus rütbesini tevcih etmeye, onu tekrar imparatorlu-^ en yüksek askerî komutam olarak atamaya mecbur bıraktı (434-435)'“. Bu olaylar olurken. Doğu Roma'ıun Hunlara tâbi ve Tuna boyunda oturan Hun
Ut Mommıen, Gesammelte Sckriften, s. 536-538; O. J. Maenchen-Helfen, Die Welt Der Hunnen, t. 54 vd; E A Thompson, A History of Attilm and the Huns, s. 66.
* E A Thompson, A History of Attila and the Huns, t. 63-65; J.L.M. De Lcppcr, De Rebus Geatis Bomfm-k,Camht Afncse et Magıstn Militum, TUburg 1941, s. 57-58.
B Stisz, A Hûnok Törtinete..., s. 168 vd.; J.R. Msrtindale, The Proaopogrophy of the Later Roman Em-pn 395-527, Cambridge, 1900, s. 30-40.
' H. Homryer, Attüa, s. 33.
C Schramm, Hunnen Pannonier Germanen, Balkanologie, O, 1975, s. 75-90; B. Crooke, Evtdence For ^ htHm. ,t. 352; B Saâsz, A Hûnok TOrt^nete..., s. 168-170.
Tk Monmsen, Cesammdte Sckriften, s. 539.
ımımıııuııı
144 • Do|ıı Avnift Twi Tankı
AnttliuHır Itıııuıriâr, ToıwurUr, BotKİer vc diğer kavımlerle Hm^ı^ kirşi rttıfaklır ytpmm uzenne Ruı EsU'yı İstanbura göndererek, Trakya geme karşı aavaş hazırtıkiarma başladı. Hun Elçsı Esla, Doğu Romalılara keıv düerae bağh kanmleıie antlaşma yapmamaUnnı, yoksa muahede yapmakta,^ razgeçıleceğını ve savaş yapılacağını diplomatik dille anlattı. Doğu Ronialılaı bunun uzenne derhal Trakya ve İskit ülkesinden konsullıik yapmış ve ordu ko» mutanı olan Plınthas ile Dionysius'u elçi olarak Rua'ya göndermeyi kararlaştır, dı Elçiler yola çıkmadan, ülkesine gen donen Esla'nın yanında Singiluchus ad-b binamı, kendilerinden başka hiçbir Romab ile görüşmemeye ikna için Rua'yı gönderdiler Doğu Roma nın Hunlar ile antlaşma yolu aradığı sırada, Hun Ka. ğanı Rua ansızın oldu (434)’”. Piskopos Theodaret'in ifadesine göre, Rua'nın olumu uzenne halk arasında, Kraliçe Eudokia'nın dualan sayesinde gökyüzünün Rua'ya hak ettiği olumu götürdüğüne dâir söylentiler ortaya çıktı. Kilise ta-nhçısi Sokrates de, Rua'nın gök gürültüsü ve şimşek ile öldüğünü, ordusunun ise veba ile yok olduğunu yazdı’”
Avrupa Hun Devlcti'nin İmparatorluk Haline Gelmcsi-Attila ve Blcda
Rua'nın son zamanlannda, 10 yıla yakın sakin şekilde süren Hun-Doğu Roma ilışkilen bozulmaya başladı. Geleneksel Bizans politikası gereği Doğu Ro-mahlar Hunlann arkasından müttefikler aramaya başladılar. Bu sebeple Tuna boyunda oturan Amilsurlar, İtimarlar, Tonosurlar, Boiscler’^ ve diğer kavimle-ri Hunlara isyan etmeğe teşvik ettiler. Bunun üzerine Rua, Romalılarla Hunlar arasında diplomatik faaliyetlerde tecrübeli elçisi Esla'yı bu teşebbüslerinden vazgeçmelerini, kendUerine sığman Hunlan iade etmelerini, yoksa savaş açacağını söylemek üzere İstanbul'a gönderdi. Kendisi de ordusuyla birlikte Trakya'ya Tuna bölgesine hareket etti. Bunun üzerine Doğu Roma idaresi biri Trakya'dan diğeri İskitya'dan konsüUük yapmış ve ordu komutam olan Pbnthas ve
Prtskos, t 23. Hun Hukumdın Rua'nın olumu normal yollardan olmuştur. Eğer o öldürülmüş olsaydı Attıia mutlaka amcasının intikamını alırdı. Nitekim kaynaklarda da böyle bir bilgiye rastlanmadı
B. Crooke, Evulâncr for the Hun Inrmstan ofThrace m A D 422, s. 349
nk defa Pnskos un eserinde geçen ve Türk asıllı olan bu topluluklar, 375 yülannda Azak denizinin kuzey taraflarında bulunmaktaydılar. Daha aonralan ise Tuna bölgesine gelmişler ve Hunlann hâkimiyeti altına girmişlerdir. Tarihleri ve faaliyetlerine dair fazla malumat bulunmamaktadır. (Gy Moravcsık, Byzanttnoturacâ, U, Budapest, 1952, s. 66,94,139,142; F. Altheim, Attila Et Us Huns, Paris, 1952, s. 103, W Samolin, Hstung-nu, Hun, Türk, CAJ, 111,2,1956, s. 145vd.; F Altheim, Gexktck-te Der Hunnen, IV, Berim, 1962, s. 272). Ayrıca bu gruplann isimleri daha sonralan Jordanes’in tarihinde, Alpıdzuros, Alcildzuros, lümaros, Tuncaısoa ve Boıscos şeklinde kayıtlıdır. Bkz. loıdanes, Rorrume Et Getict, s. 90. google seo fiyatı sizin icin bu tarihi bilgileri sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder